Skip links

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi

Çocuklarda tuvalet eğitimi gelişimsel dönemde önemli bir noktaya denk gelmektedir. Hem içinde bulunulan durumun zorluğu ve nasıl üstesinden gelinmesi gerektiği, hem de bu dönemde yaşanılan problemlerin ilerde yetişkinlik döneminde olabilecek etkileri, psikoloji literatüründe oldukça tartışılan konulardandır. Tuvalet eğitimi önceki zamanlarda annenin içgüdüleri ve çocuğun ihtiyacına göre şekillenirken yakın zamanda davranışçı yöntemler de işin içine dahil olmuştur. Tuvalet eğitimine başlama yaşı bireysel olarak farklılık gösterse de (Uysal, 2007), bu eğitim 18. aydan sonra çocuğun anatomik gelişimine bağlı olarak başlayabilir. Anatomik gelişim sürecine baktığımızda çocuğun yürümesi, çömelmesi, merdivenlerden desteksiz tek ayakla çıkabilmesi gibi özellikler sayılabilir. Erkek çocuklarında, anatomik gelişimden dolayı, kız çocuklarına göre bu süreç daha geç başlayabilir. Bu noktada bakım verenin çocuğun gelişimsel döneminin farkında olması, tuvalet eğitimine zamanında başlaması, bu süreçte çocuğa karşı tavır ve tutumları çok önemli bir noktadır. Ebeveynlerin katı, cezalandırıcı ve utandırıcı bir tavır sergilemesi çocuğun yetişkinlik döneminde aşırı titizlik, obsesif davranışlar, cimrilik, mükemmeliyetçilik gibi davranışlar sergilemesine yol açabilir (Aydın ve ark., 2011). Freud’un psikoseksüel gelişim evrelerinde anal dönem olarak adlandırılan bu dönemde, çocuk makat bölgesindeki kasları kontrol etmeyi öğrenerek tuvalet alışkanlığını kazanır. Anal dönemde çocuk anneden (bakım verenden) ayrıştığı, daha özerk olduğu bir dönemdedir. Dolayısıyla, bu ayrışmanın verdiği müthiş bir öfke de vardır. Bir yandan annenin sevgisini kaybetme korkusuyla daha çok yakınlaşma isteği, bir yandan da ondan ayrışmanın verdiği öfkeyle uzaklaşma gibi ikircikli bir durum görebiliriz. Tuvalet eğitiminde de bu davranış bilerek altına kaçırma ya da kakayı tutma şeklinde kendini gösterebilir. Erikson’nun psikososyal gelişimsel dönemlerinde ise bahsi geçen dönem, bağımsızlık karşısında utanç ve şüphe dönemine tekabül eder.

Ebeveynlerin yönlendirici ve destekleyici olmaları çocuğa özerklik kazanımını getirirken, aşırı kontrolcü ve katı olmaları ise çocuğun kuşku ve utanç duymasına sebep olur (Casement, 2002). Bu dönemde çocuklar kendi özerkliğini kazanırken iyi ve kötüyü de ayırt etmeye başlar. Yani, toplumsal normları temsil eden üstbenlik (süperego) gelişmeye başlar. Erken dönemde ve katı bir şekilde verilen tuvalet eğitimi katı bir süperegoya sebep olabilir. Peki tuvalet eğitimi dediğimiz kavramın gerçekten bir eğitim mi olması gerekir, yoksa kendiliğinden gelişen doğal bir süreçte destekleyici faktörleri mi devreye sokmak gerekir? Aslında bu iki farklı uç psikoloji literatüründe davranışçı ekoller ve psikanalatik temelli ekolleri birbirinden ayıran noktalar olarak farklılaşır. Davranışçı ekolde, çocuğun tuvalet eğitimi sırasında ödüllendirme ve cezalandırma gibi olumlu davranışı (örn. Çişi-kakayı tutmak ve tuvalet yapmak) pekiştirmek için kullanılan yöntemler vardır. Mesela Azrin ve Foxx’un (1973) geliştirdiği bir günde tuvalet eğitimi yöntemi hem ceza hem de ödül içeren bir yöntemdir. Bu yöntem çocuğa bir günde ödül ve ceza yöntemleriyle tuvalet alışkanlığını öğretmeyi hedefler. Nitekim, başarılı sonuçlar da alınır. Ama başarılı sonuçlarla birlikte öfke nöbetleri ve olumsuz duygusal etkiler de beraberinde gelir (Azrin ve Foxx, 1974). Bir diğer bilinen davranışçı yöntem ise Brazelton’un (1962) çocuk odaklı eğitim yöntemidir. Bu yöntemde ise cezalandırmanın yerine beklenen davranışları ödüllendirmek vardır. Diğer yönteme nazaran problemli davranış riskleri daha azdır ve Kanada Pediatri Topluluğu ve Amerikan Pediatri Akademisi’nin önerdiği yöntemdir. Bir diğer ilginç davranışçı yöntem ise sesli alarm sistemi yöntemidira (Friman ve Vollmer, 1995). Bu yöntemde çocukların bezine ıslaklığı algılayabilen bir alarm takılır. Alarm uyardığında çocuk tuvalete götürülür. Böylece bezine yaptığı çişini/kakasını tuvalete yetiştirmeyle tuvalet alışkanlığı kazandırmayı amaçlar.

Yukarıda verilen örnekler gibi birçok kullanılan/kullanılmayan yöntem çoğaltılabilir. Ancak, araştırmalar gösteriyor ki çocukların tuvalet alışkanlığını edinme sürecinde, bir yöntem uygulamayan ebeveynlerin yöntem uygulayan ebeveynlere göre eğitimin daha kısa sürdüğü bulunmuştur (Önen ve ark., 2012). Davranışçı yöntemler her ne kadar en kısa sürede tuvalet alışkanlığını kazandırmayı amaçlasa da günümüzde bu yöntemler desteklenmiyor ve önerilmiyor. Buna karşın psikanalitik görüşler ise annenin ekstra herhangi bir çabaya veya eğitime girmeden, çocuğun ihtiyaç zamanlarını anlayarak onunla birlikte hareket etmesini destekler. Sonuç olarak tuvalet yapma davranışı da yemek yemek gibi insani bir güdüdür ve bunu çocuk öğrenmeye güdülenmiştir. Bu yüzden tuvaletini tuvalete yapma davranışı ödüllendirilecek, altına yapma davranışı da cezalandırılacak bir davranış değildir. Bezden tuvalete geçiş çocuklar için büyük bir değişiklik olduğu için ve en önemlisi anneye olan bağımlılığı azaldığı için, sevgiyi kaybetme korkusundan doğan agresif davranışlar oldukça normaldir. Bu dönemde ebeveynlerin çocuklarının hem anatomik olarak hem de psikolojik olarak hazır olduğunda bu alışkanlığı kazandırmaya başlaması hem de bu dönemde ileride sorun yaratabilecek ve bu dönemde takılmalara sebep olabilecek olumsuz tutumlardan uzak durmaları gerekmektedir. Dolayısıyla bu süreçte çocukla birlikte aynı ahenkte adeta dans etmek hem ebeveynler hem de çocuklar için en iyisi olacaktır.

Kaynaklar

Aydın, C., Çıtak, A., Erermiş, S. (2011). Çocuk Ruh Sağlığı Yönünden Enürezis ve Enkoprezis. Ben Hasta Değilim Çocuk Sağlığı ve Hasta lıklarının Psikososyal Yönü (sf. 97-109). Editör: Ekşi A. Nobel Tıp Kitapevi
Azrin, N.H. & Foxx, R.M.(1975). Toilet training in less than a day. Behavior Therapy, 6(2), 295. https://doi.org/10.1016/ s0005-7894(75)80169-9 Brazelton, T. B. (1962). A child-oriented approach to toilet training. Pediatrics, 29(1), 121–128. https:// doi.org/10.1542/ peds.29.1.121
Casement, A. (2002). Attachment Theory and Psychoanalysis. Other Press,
Foxx, R. M., & Azrin, N. H. (1973). Dry pants: A rapid method of toilet training children. Behaviour Research and Therapy, 11(4), 435–442. https://doi.org/10.1016/0005-7967(73)90102-2
Friman, P. C., & Vollmer, D. (1995). Successful use of the nocturnal urine alarm for diurnal enuresis. Journal of Applied Behavior Analysis, 28(1), 89–90. https://doi.org/10.1901/jaba.1995.28-89
Önen, S., Aksoy, İ., Taşar, M. A., & Bilge, Y. D. (2012). Çocuklarda Tuvalet Eğitimini Etkileyen Faktörler. Bakirkoy Tip Dergisi / Medical Journal of Bakirkoy, 111–115. https://doi.org/10.5350/btdmjb201208304
Uysal, F. (2007). Çocuk Sağlığı. Morpo Kültür Yayınları

*Resim Çizeri: Melissa Nur Gün

*Bu yazı, “Erken Çocukluk Dönemi” bülteni kapsamında Ebrar Yıldırım tarafından Bahçeşehir Üniversitesi PUAM Aile Çalışmaları Birimi bünyesinde yazılmıştır.

Leave a comment

This website uses cookies to improve your web experience.