Ataerkil bir toplumda, heteroseksüel çiftlerin oluşturduğu ailede çalışan ve evin geçimini sağlayan baba, evin düzeninden ve diğer tüm işlerden de sorumlu olan kişi ise annedir. Annenin sorumluluğunu üstlendiği (ya da üstlenildiği) işlerden en büyük kısmı da ailenin çocuğunun bütün bakımıdır. Hal böyleyken bu düzende, aile ile ilgili psikolojik veya sosyolojik kuramlar oluşturulurken bu toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden oluşturulmuştur. Toplumsal cinsiyet eşitliği, feministlik hareketleri gibi yeni dünya düzeninde yeni akımlar bu dinamikleri de değiştirmiştir. Artık kadınlar sadece anne rolünde değil çalışan, meslek sahibi ve toplumda statü sahibi bir role geçmişlerdir. Ebeveynlik ve aile alanındaki araştırmalarda çalışan baba çocuğun gelişimiyle ilgili anahtar faktörken, şimdi ise çalışan anne babaların çocukların gelişimindeki rolleri konuşulmaktadır. Tabii günümüzde bile özellikle psikoloji alanında bilinen önemli isimler bu ataerkil toplum düşüncesinden ve toplumun yüklediği cinsiyet rollerden uzaklaşamadan araştırmalarını sürdürmekte ve kitaplar yazmaktadır. Literatüre baktığımızda ise “çalışan anne babaların çocukların gelişiminde nasıl bir faktörü var” sorusu yerine çalışan annelerin çocuklarının gelişimi hakkında tartışmalara birçok makalede daha çok rastlanıyor. Bu durumda her ne kadar kadınlar çalışma hayatında var olsalar da çocuk sahibi olmaya karar verildiğinde ise çalışma durumundan fedakârlık yapan tek ebeveyn de anne oluyor. Bebeğin dünyaya ilk geldiğinde bütün birincil ihtiyaçlarının annesi tarafından karşılanması büyük bir etken olsa da babaların ilerleyen zamanlarda hem anneye hem de çocuğun gelişimine katkıda bulunması önemli bir faktör.
Bir araştırmaya göre geçmişten günümüze işte geçirilen vaktin artmasıyla, çalışan ebeveynler çocuklarıyla az vakit geçirmekten şikayetçiler (Galinsky ve ark., 2011). Bir diğer yandan, birlikte geçirdikleri vakit azaldığı için de bu zamanlarda aceleci hissettiklerini de rapor ediyorlar (Bianchi ve ark., 2006). Ancak yine toplumsal cinsiyet rollerinin kadına yüklediği sorumluluklar annelik haricinde evdeki sorumluluklar da olduğu için bireysel olarak daha çok etkilenen kadınlar oluyor (Gornick ve Meyers, 2003). Durum böyleyken de çalışan ve eğitim seviyesi yüksek olan kadınlar bir çocuk dünyaya getirirken daha fazla düşünüyorlar. Çünkü gün sonunda gerek toplumsal roller gerekse devlet politikalarındaki eksiklikler anneleri kariyer ve çocuk arasında bir seçime zorluyor.
Bütün bunları düşündüğümüzde çalışan anne babaların çocuklarına bakım veren kişiler sadece anne babadan ibaret olmuyor. Yapılan araştırmalarda anne çalışmaya tekrar başladıktan sonra maddi imkanlara göre bakıcı veya büyük aile bireyleri (ör.: anneanne, babaanne) çocuğun bir diğer bakım veren konumunu alıyor (ör.: Kakıcı ve ark., 2007). Yani çocuklar büyürken sadece ebeveynlerinin etkisinde kalmıyor. Onu büyüten, bakım veren diğer kişiler de gelişiminde önemli roller üstleniyorlar. Buradan yola çıkarak, gerek bağlanma stilleri kuramında gerekse diğer ebeveyn-çocuk ilişkisini içeren kuramlarda yeni aile düzenini de hesaba katmak çok önemli.
Kaynaklar
Bianchi, S. M., Robinson, J. P., ve Milke, M. A. (2006). The changing rhythms of American family life. Russell Sage Foundation.
Galinsky, E., Sakai, K., ve Wigton, T. (2011). Workplace flexibility: From research to action. The Future of Children, 21(2), 141–161. https://doi.org/10.1353/foc.2011.0019
Gornick, J. C., ve Meyers, M. K. (2003). Families that work: Policies for reconciling parenthood and employment. Russell Sage Foundation.
Kakıcı, H., Emeç, Y. D. D. H. ve Üçdoğruk, P. D. Ş. (2011). Türkiye’de Çalışan Kadınların Çocuk Bakım Tercihleri. Istanbul University Econometrics and Statistics e–Journal, 0 (5) , 20-40 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/iuekois/issue/8990/112086
*Resim Çizeri: Melissa Nur Gün
*Bu yazı, “Yeni Düzende Aile” bülteni kapsamında Ebrar Yıldırım tarafından Bahçeşehir Üniversitesi PUAM Aile Çalışmaları Birimi bünyesinde yazılmıştır.
